ÜÇ ANADOLU EFSANESİ

 

ÜÇ ANADOLU EFSANESİ

KÖROĞLU

O Zamanlar İstanbul padişahlık, Bolu beylikti. Bolu Beyi, o zaman Osmanlı padişahları kadar ünlü, yakışıklı ve gençti. Fakat Osmanlı Padişahlarından çok korkardı. Bolu Beyinin en önemli ünü ise yetiştirdiği atlardı.Bolu Beyinin atlarını yetiştiren seyis başı Koca Yusuf’tu.O da dünyaya Bolu Beyi kadar ün salmıştı.
Şimdi gelelim Koca Yusuf’un hikayesine; Bir zamanlar çok bereketli topraklarda yaşar ve dünyanın en güzel atlarını yetiştirirdi.Daha sonra bu bereketli topraklar zamanla kuraklaşmış ve at yetiştirilemiyormuş.Koca Yusuf’u seven bir atı varmış.Koca Yusuf onu ne kadar kovsa da ertesi gün gelirmiş.Bir gün bu atta kayıp olunca Koca Yusuf ve babası göç etmeye karar vermiş.Fakat babası göç etmeden öldü,ve babası Koca Yusuf’a “Kendi başına buyruk olacağın dünyayı güzel atlarla donatmasını” söylemiş.
Diyar diyar gezdikten sonra Bolu Beyi’nin diyarına geldi. Koca Yusuf Bolu Beyinin yanında seyis başılık yapmaya başladı. Dünyanın en iyi atları burada yetiştiriliyordu. Deniz kenarında atlarını otlattırırken üç gün arka arkaya erkek at üç dişi atla çiftleşir ve bu atlara da Koca Yusuf gözü gibi bakar.Osmanlı Padişahı bir gün Bolu Beyinden üç tane at ister Bolu Beyi hemen Koca Yusuf’a söyler ve en güzel üç atı vermesini ister.Koca Yusuf’ta deniz kenarında çiftleştirdiği ve çok güzel olan atı Bolu Beyine götürmeyi düşünür.Fakat atlar birden cılızlaşır.Bolu Beyinin huzuruna çıkar.Bolu Beyi atları görünce çok kızar ve Koca Yusuf’un gözüne mil çeker.Koca Yusuf oğlu ile birlikte fakir,bakımsız bir hayat yaşar.Oğlu Ruşan Ali ile Bolu Beyinin ahırına gider ve o üç atın durumunu görür.Ertesi gün Ruşan Ali Bolu Beyinden atı ister Bolu Beyi de verir.Koca Yusuf buna çok iyi bakar. Bakımlı ve çok güzel bir at olmuştur.Atın özelliklerini duyan Bolu Beyi hemen Koca Yusuf’tan almak ister ve Koca Yusuf bunu sezinleyince kaçar ve kurtulur.
Koca Yusuf hastalanır ve ölür.Oğluna Bolu Beyinden öcünü almasını vasiyet eder. Ruşan Ali’nin adı Körün oğlu olduğundan Köroğlu denir.Köroğlu çocukken Koca Yusuf ve Bolu Beyi,Ruşan Ali ile Bolu Beyinin kız kardeşini nişanını yaparlar.Fakat Bolu Beyi sonradan Osmanlı vezirinin oğluna verir.Düğün sırasında Köroğlu nişanlısını kaçırır. Çamlıbel’i yurt edinirler ama Çamlıbel’de kurnaz köse vardır ve Köroğluna çok yardımcı olur. Köroğlu burada evlenir.
Köroğlu artık yol keser,kervanları soyar Osmanlı Padişahlarının korktuğu bir hikaye olmuştur.Aşıkların diline düşmüştür
.


KARACA OĞLAN


Karaca oğlan gurbete çıkar ve diyar diyar gezmeye,yurt edinmek için uğraşmaya başlar Yolda giderken beygirin yükü devrilmiş ve başında tek başına kaldırmaya uğraşan bir adamı görür ve ona yardım eder.Deli Hüseyin Karaca oğlanı obasına götürdü ve Karaca oğlan burada sazıyla türküler söyledi ve obanın sevgisini kazandı.Deli Hüseyin ile kan kardeş oldu. Oba ertesi gün göç etmeye başladı beyin kızının devesi çöktü kaldı. Oba ne yaptı ne etti deveyi kaldıramadı devenin kalkmayacağını anlayan oba göçe devam etti. Deli Hüseyin Karaca oğlanın deveyi kaldırabileceğini düşündü ve Karaca oğlan sazıyla türkü söyleyerek deveyi kaldırdı. Deli Hüseyin, Obaya deveyi Karaca oğlanın kaldırdığını duyunca Karaca oğlan oba tarafından daha çok sevilmeye başlandı. Burada Karaca oğlan ile kız arasında yakınlaşma oldu
Karaca oğlan obadan ayrıldı fakat kız ile buluşmaya başladı kıza türküler söylüyordu birbirine deliler gibi aşıklardı.İkisi de bir anda kayıp olur oba ile Deli Hüseyin meraklandı Deli Hüseyin durumu anlamıştı.Deli Hüseyin aramaya koyuldu ve ikisini de mağarada buldu. Fakat ikisinin sağ salim kaçamayacağını neyin bunları yakalayıp öldüreceğini bildiği için kızı ayrı bir yere yollayıp kayıp oldum demesini ister.Daha sonra kızı kaçırmaya karar verirler. Deli Hüseyin bu durumu bir arkadaşına açar ve bu arkadaşı gider beye söyler bu arada obanın bu olaydan haberi vardı herkes onu konuşuyor bey hışımla adamlarına onları öldürmesini söyler. Kız bunu yan odada duyar ve gizlice kaçar ve durumu anlatır. Karaca oğlan ve kız obada saklanır halk destek verir. Bey ne yapsa bulamaz
Karaca oğlan, kız ve Deli Hüseyin arkadaşına Küçük Ali adını verir.Durumu anlatır.Düğün hazırlıkları başlar bu arada karaca oğlanın ünü yayılıyordu. Dillere destan bir düğünle evlendiler. Karaca oğlan ve kız çok mutluydu Karaca oğlan düğünlere gidip sazı ile eşlik ediyordu.
Beyin bir yeğeni vardı gördüğü her kıza musallat oluyordu.Karaca oğlanın hanımı Elifi rahatsız ediyordu. Kız ne yapsa kurtulamıyordu. Bir gün kıza seninle birlikte yatarsam senden vazgeçerim dedi.Ve akşam Halil Elifin yanına yattı ve karaca oğlan bu arada düğünde saz çalıyordu. Birden sazın teli koptu. Bu büyük bir uğursuzluk habercisiydi. Hışımla ayağa kalktı ve eve doğru hızlı adımlarla yürümeye başladı.Evdeki durumu görünce sakin bir şekilde üslerini örtü ve sazını alarak evden çıktı gitti.

ALA GEYİK


Bu hikaye Gavur Dağının sarp kayalıklarında geçer.Halil geyik avlamasını çok seven birisidir. Nişanlısının annesinin söylemesine rağmen geyik avından vazgeçememiştir. Halil yine avdayken yan köyün (Sarıca Köyü) ağası yoldan geçerken Halil’in nişanlısını görür ve onu çok beğenir. Sarıca Köyü ağası Karaca Ali kızı rahatsız etmeye başlar. Sarıca Köyü ile Gök dereliler birbirlerini sevmezdi.
Karaca Ali kıza vuruldu, o kızın kim olduğunu öğrenmiştir. Kızın üç erkek kardeşini sorun olarak görmeyen Karaca Ali Halil’i öldürmeye kafasına koyan Karaca Ali, hemen Halil’in geyik avladığı dağlara çıkıp,adamları ile Halil’i aramaya başlar. Halil’in geçebileceği yola pusu kurarlar ve ilerde Halil’in türkü söyleyerek geldiğini görürler. Ama küçük bir geyik yavrusu Halil’in karşısında durur. Halil geyiğe doğru yakınlaşınca geyik kaçar.Halil bu olayla ilk defa karşılaşmıştır ve çok şaşırır. Geyiği takip etmeye başlar. Bu arada pusudan kurtulmuş olur.Karaca Ali ve adamları bu işe çok şaşırırlar.
Kızı istemeye karar verirler. Halil’de yavru geyiği yakalayamamıştı. Karaca Ali, Gök dere Köyünün ağasını araya sokarak kızı kendisine istetir. Köyün büyükleri bunu kabul eder. Ama Sultan Ana adlı bir kadın nişanlı bir kızın başka birine verilmesine şiddetle karşı çıkıyordu. Bu arada nişan yapıldı kızın gönlü yok ve Halil’in olan bitenden haberi yok.
Sultan Ana düğüne az kala iki üç kişiyi Halil’i bulmaları için dağa yollar.Halil dağdan döndüğünde köyde ölüm sessizliği hakimdi. Halil olayı öğrenir ve diğer genç köylülerle Karaca Ali’nin evine gider ve nişan yüzüğünü atar. İki köy arasında husumet başlar. Köylüler diğer köylülerin hayvanlarını öldürürler.İki köyden de kimse diğer köye gidemez. Karaca Ali kurnaz bir plan yaparak Barış Teklif eder:Gök dereliler bunu kabul eder. Halil düğün gecesi gerdeğe girmeden geyik sesine dayanamaz. Gizlice ava gider.Karaca Ali pusu kurmuştur. Köylüler bunu öğrendikten sonra peşlerinden gider. Halil Karaca Ali’yi ve bir adamını öldürür. Bu arada yine o yavru geyiği görür ve öldürür.
Halil bu arada sarp kayalıkların kenarındadır. Halil uçuruma düşer. Köylüler,Halil’in bu durumunu gördüler Halil’e yardım ediyorlardı. Halil bağırırken birden sesi kesilir öldüğünü düşünürler, Zeynep’te bu acıya dayanamaz kendisini Halil’in üstüne atar ve orada can verir Halil ve Zeynep’in öldüğü yerde biri kırmızı biri mavi çiçek açar. Tam kavuşacakları anda oradan bir geyik geçer hiçbir zaman kavuşamazlar.

Yorum Yaz